Amerika Birleşik Devletleri’nde Hazine tahvillerinden elde edilen getirilerin son otuz yılın en yüksek noktalarına tırmanması, borçlanma maliyetlerindeki artışın kamu maliyesini zora sokabileceği endişelerini tetikledi. Ancak piyasa uzmanları, mevcut verilerin henüz yakın bir finansal çöküşe işaret etmediğini savunuyor.
Borç Sarmalı ve Faiz Giderleri Tartışılıyor
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil faizi %5 sınırının üzerinde kalmaya devam ediyor. 2026 mali yılının ilk 11 aylık döneminde, federal hükümetin net faiz harcamalarının yaklaşık 1,05 trilyon dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Committee for a Responsible Federal Budget Başkanı Maya MacGuineas, bu tablonun tehlikelerine dikkat çekerek, yüksek faiz oranlarının borç yükünü artıran ve borcun da maliyetleri yükselttiği kendi kendini besleyen bir döngü oluşturabileceğini dile getirdi. MacGuineas, “Mali kriz riskini artık tamamen seçenekler dışına itemeyiz” şeklinde konuştu.
TD Securities: Mali Kıyamet Henüz Başlamadı
Öte yandan TD Securities stratejistleri Gennadiy Goldberg ve Molly Brooks, daha iyimser bir tablo çizerek finansal bir yıkımın henüz gerçekleşmediğini belirtti. Kurumun projeksiyonlarına göre faiz yükü önümüzdeki yıllarda şu şekilde seyredecek:
- 2026 Mali Yılı: 1,1 trilyon dolar
- 2027 Tahmini: 1,4 trilyon dolar
- 2028 Tahmini: 1,5 trilyon dolar
- 2029 Tahmini: 1,6 trilyon dolar
ABD’nin borç vadesinin ortalama 5,9 yıl olması, bütçe üzerindeki baskının zamana yayılmasını sağlıyor. Hazine tahvillerinin ortalama kupon faizi, kısa vadeli bonolar hariç tutulduğunda halen %3,1 düzeyinde seyrediyor.
Büyüme ve Borçlanma Dengesi
ABD ekonomisinin nominal büyüme hızı, borç maliyetlerinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Nominal GSYH ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış olarak %8,5 büyüme kaydederken, kamu borcunun ortalama faiz maliyeti %3,4 civarında kalıyor. Kongre Bütçe Ofisi, 2026 yılında kamu elindeki federal borcun GSYH’ye oranının %101’e çıkacağını öngörüyor.
| Yıl | Tahmini Faiz Gideri (Dolar) |
|---|---|
| 2026 | 1,1 Trilyon |
| 2027 | 1,4 Trilyon |
| 2028 | 1,5 Trilyon |
| 2029 | 1,6 Trilyon |
Piyasa Etkileri ve Sektörel Kırılganlıklar
BMO Capital Markets ABD Faiz Stratejisi Başkanı Ian Lyngen, getirilerdeki artışın temel kaynağının reel faizler olduğunu vurguladı. BMO tarafından yapılan bir ankette, yüksek faizlerin en çok hangi alanı etkileyeceği sorulduğunda şu sonuçlar ortaya çıktı:
- Konut Sektörü: %42
- Hisse Senetleri: %26
- Şirket Kredileri: %21
- İş Gücü Piyasası: %1
Analistler, tahvil faizlerindeki yükselişin sadece mali kaygılardan değil, aynı zamanda petrol fiyatlarındaki artış, Fed’in sıkılaşma beklentileri ve güçlü ekonomik büyüme verilerinden de beslendiğini ifade ediyor.
