Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen yeni bir kamuoyu araştırması, toplumun büyük bir kesiminin Başkan Donald Trump’ın İran ile olan ilişkileri ve savaş politikalarını desteklemediğini ortaya koydu. AP-NORC tarafından paylaşılan verilere göre, halkın yaklaşık dörtte üçü Beyaz Saray’ın mevcut tutumuna karşı duruyor.
Seçmenlerin Ekonomik ve Siyasi Kaygıları Artıyor
Yayımlanan anket sonuçları, Amerikalıların %71’inin Trump’ın savaş ve İran konusundaki liderlik performansını onaylamadığını gösteriyor. Bunun yanı sıra, katılımcıların %69’u mevcut askeri gerilimin sürdürülmeye değer bir mücadele olmadığı görüşünde birleşiyor. Sandık başına gidilmesine yaklaşık bir aylık bir zaman dilimi kalmışken gelen bu veriler, 3 Kasım ara seçimleri öncesinde siyasi dengeleri etkileyebilir.
Dış politikanın yanı sıra, savaşın finansal yansımaları da seçmen nezdinde önemli bir yer tutuyor. Araştırmaya katılan yetişkinlerin %65’i, piyasalardaki olağan dışı fiyat artışlarının temel sorumlusu olarak Donald Trump’ın izlediği politikaları işaret ediyor. Bu durum, ekonomik huzursuzluğun seçim sonuçları üzerindeki baskısını artırıyor.
| Araştırma Konusu | Olumsuz Görüş (%) |
|---|---|
| İran ve Savaş Yönetimi Onayı | 71 |
| Savaşın Gerekliliği (Değmez Diyenler) | 69 |
| Fiyat Artışlarından Sorumlu Tutulma | 65 |
Kongre’deki Yetki Tartışmaları ve Olası Denetimler
Ara seçim sonuçları, Trump’ın askeri hamlelerini mevcut şartlarda devam ettirip ettiremeyeceği konusunda kritik bir dönemeç teşkil edecek. ABD Kongresi’nde, başkanın İran’a yönelik savaş yetkilerini kısıtlamak amacıyla daha önce pek çok hamle yapılmıştı. Örnek olarak, Haziran ayında Temsilciler Meclisi’nde ilgili bir karar tasarısı onaylanırken, Eylül döneminde Senato’da yapılan benzer bir düzenleme çok küçük bir farkla kabul edilmemişti.
- Vatandaşların büyük çoğunluğu mevcut askeri stratejiyi desteklemiyor.
- Yüksek enflasyon ve fiyatlar doğrudan hükümetin dış politikasıyla ilişkilendiriliyor.
- Kongre’deki güç dengesinin değişmesi, askeri finansman ve yetki oylamalarını yeniden gündeme getirebilir.
Temsilciler Meclisi veya Senato’dan birinde çoğunluğun el değiştirmesi durumunda, savaş politikalarının çok daha sıkı bir denetim mekanizmasına tabi tutulması bekleniyor. Bu senaryo, askeri bütçeler ve operasyonel yetkiler üzerinde yeni kısıtlamaların kapısını aralayabilir.
