Washington ve Tahran arasındaki diplomatik temasların artabileceğine yönelik beklentilerle birlikte küresel tahvil piyasalarında rahatlama gözleniyor. ABD ve Euro Bölgesi tahvil faizleri, petrol fiyatlarındaki düşüş ve diplomatik çözüm umutlarıyla Avrupa seansının başlangıcında aşağı yönlü bir seyir izledi.
Küresel Faiz Oranlarında Düşüş Trendi
Tahvil piyasalarındaki geri çekilme, enerji arzına dair endişelerin hafiflemesiyle paralel bir seyir izliyor. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattını tekrar aktif hale getirmesi, piyasalardaki arz korkularını yatıştıran bir diğer faktör oldu. Mevcut durumda faiz oranlarındaki son durum şu şekildedir:
| Tahvil Tipi (10 Yıllık) | Faiz Oranı | Günlük Değişim |
|---|---|---|
| ABD Hazine Tahvili | %4,944 | -2,2 baz puan |
| Almanya Devlet Tahvili | %3,436 | -1,3 baz puan |
Diplomatik Gelişmeler ve Piyasa Yorumları
KBC Bank bünyesindeki analistler, yatırımcıların ABD ile İran arasındaki enerji arzı krizinin çözülmesine dair diplomatik ivmeye odaklandığını vurguladı. İran tarafının Hürmüz Boğazı’na dair şartlı yaklaşımı ve potansiyel müzakereler piyasa takibinde kalmaya devam ediyor. Jefferies küresel ekonomisti Mohit Kumar ise süreci şu sözlerle değerlendirdi:
“Jeopolitiğin piyasaların merkezinde kalmaya devam ettiğini, ABD ile İran’ın bir tür anlaşmaya doğru ilerleyebileceğine ilişkin iyimserliğin arttığını ifade etti.”
Ekonomik Veriler ve Stratejik Öngörüler
Piyasalar bugün ayrıca eylül ayına dair öncü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerini bekliyor. Bu verilerin küresel ekonomik büyümeye dair kritik ipuçları sunması öngörülüyor. Yatırımcıların odaklandığı diğer noktalar ise şunlardır:
- Petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon beklentileri üzerindeki etkisi.
- Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yönelik olası diplomatik anlaşmalar.
- Küresel PMI verilerinin büyüme projeksiyonları üzerindeki yansımaları.
apoBank Baş Portföy Yöneticisi Clemens Berendt, yüksek kupon getirilerinin önemine değinerek şunları söyledi: “Mevcut faiz seviyelerinde tahvillerden sağlanan cari gelirin yeniden toplam getirinin önemli bir unsuru haline geldiğini belirtti.” Berendt, 2022’deki kayıpların tahvillerin yapısından değil, aşırı düşük başlangıç faizleri ve yüksek hassasiyetten kaynaklandığını dile getirdi.
Fransa ve Almanya Faiz Farkı Takipte
UBS stratejistleri ise yatırımcılara daha uygun giriş noktalarını bekleme tavsiyesinde bulundu. UBS stratejisti Reinout De Bock, 10 yıllık Fransa-Almanya tahvil faiz farkına ilişkin şu analizi paylaştı: “10 yıllık Fransa-Almanya tahvil faiz farkında 90-110 baz puan aralığının mevcut makroekonomik riskler açısından makul bir fiyatlama olduğunu değerlendirdi.”
