İran Dışişleri Bakanlığı, Tahran’ın hazırladığı ve iki gün içinde hayata geçirilebilecek stratejik bir planın ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelerin merkezinde olduğunu duyurdu.
Stratejik Plan ve Müzakere Yönetimi
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Washington ile kurulan dolaylı temaslarda Tahran tarafından sunulan önerinin temel teşkil ettiğini ifade etti. Tasnim Haber Ajansı tarafından paylaşılan bilgilere göre Bekayi, söz konusu müzakere süreçlerinin idaresinden ve sorumluluğundan Muhammed Bakır Kalibaf’ın sorumlu olduğunu dile getirdi. Bekayi, ülke içindeki üst düzey yönetim kademelerinde daha önce görülmemiş bir uyum ve dayanışma ortamının oluştuğunu da sözlerine ekledi.
Doha Üzerinden Mesaj Trafiği Sürüyor
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi’nin Katar’ın başkenti Doha’ya gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki diplomatik mesaj alışverişini kolaylaştırma amacı taşıdığı belirtildi. Bekayi, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde güvenliğin ancak karşılıklı adımlarla sağlanabileceğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:
- “ABD, ekonomik ablukayı sonlandırmadan ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeden bölgede tek taraflı bir güvenlik tesis edilemeyeceğini kavramalıdır.”
- Diplomatik süreçlerin genel koordinasyonu, Cumhurbaşkanı liderliğindeki Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından kontrol edilmektedir.
| Konu | İran’ın Pozisyonu ve Şartları |
|---|---|
| Uygulama Süresi | Önerilen plan 2 gün içinde devreye alınabilir |
| Hürmüz Güvenliği | ABD’nin ekonomik yaptırımları kaldırmasına bağlı |
| Aracı Ülke | Katar üzerinden mesaj alışverişi devam ediyor |
Güvenlik Konseyi’nin Karar Mekanizması
ABD’den gelen resmi mektubun doğrudan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri’ne iletildiğini belirten Bekayi, bu mektuba verilecek yanıtın içeriğinin ülkenin yüksek menfaatleri doğrultusunda belirleneceğini söyledi. Tahran’ın iyi niyet göstergesi olarak planı 48 saatlik kısa bir uygulama takvimine sığdırdığı ifade edildi.
Uluslararası Kamuoyuna Eleştiri
İsmail Bekayi, Washington yönetiminin İran’a yönelik sergilediği tehditkar tutumun küresel barış ve nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarına zarar verdiğini savundu. Sözcü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gibi kurumların ABD’nin bu baskılarına karşı sessiz kalmasını sert bir dille eleştirdi.
