İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilecek olası bir saldırıya, coğrafi sınır gözetmeksizin şiddetli ve etkili bir karşılık verileceğini duyurdu.
Azami Caydırıcılık İçin Askeri Talimat
Hamaney, ülkenin en üst düzey üç askeri ismiyle bir araya gelerek, savunma ve saldırı kapasitelerinin en üst seviyeye çıkarılması talimatını verdi. Savaşın başlangıcından bu yana komutanlarla gerçekleştirilen ve kamuoyuna duyurulan bu ilk resmi toplantıda, düşman unsurlara karşı uygulanacak caydırıcılık stratejileri ele alındı. İran lideri, çatışmaların gidişatı ve ne zaman sonlanacağı konusunda tek yetkilinin İran Silahlı Kuvvetleri ve halkı olacağını belirtti.
Hedef Listeleri ve Stratejik Varlıklar
Görüşme sırasında Hamaney, ABD ve İsrail’in hem maddi hem de manevi tüm varlıklarının İran ordusunun menzilinde tutulması gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda askeri hedef listelerinin güncellenmesi emrini veren lider, direniş grupları arasındaki birliğin İran’ın stratejik öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
| Bölge / Birim | Faaliyet Durumu |
|---|---|
| Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi | Askeri hazırlıklar en üst seviyede |
| Savunma Sanayii | Mühimmat ve silah üretiminde çok katlı artış |
| Stratejik Sınırlar | Keşif ve muharebe desteği güçlendirildi |
Sınır Hattında Geniş Çaplı Hazırlık
Toplantıya katılan Genelkurmay Başkanı General Ali Abdullahi, Ordu Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi ve Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Ahmed Vahidi, kritik bölgelerdeki son durum hakkında bilgi sundu. Özellikle şu alanlardaki hazırlıklar dikkat çekti:
- Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi kıyılarındaki askeri tahkimat.
- Kuzeybatı ve güneydoğu sınır hatlarındaki güvenlik önlemleri.
- Keşif, destek ve muharebe silahlarının üretim kapasitesindeki artış.
Diplomasi ve Askeri Hareketlilik
Hamaney’in bu sert açıklamaları, Katar’ın arabuluculuğunda Tahran’da gerçekleştirilen 12 saatlik diplomasi trafiğinin hemen ardından geldi. ABD ve İran arasında doğrudan müzakerelerin yeniden tesisi için yürütülen bu temaslara rağmen, Tahran yönetiminin askeri hazırlıklarını hızlandırdığı gözlemleniyor.
