BofA ekonomisti Hande Küçük, krizin ekonomik aktivite üzerindeki aşağı yönlü riskleri artırdığını ancak mevcut gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) daha hızlı veya daha güçlü bir parasal gevşemeye gitmesini henüz gerektirmediğini belirtti.
BofA’nın 5 Ekim tarihli raporunda, fon krizinin etkilerinin önümüzdeki dönemde geri ödemelerin ne ölçüde gerçekleşeceği, hisse senedi piyasalarındaki baskının kalıcılığı ve gelişmelerin şirket bilançoları ile güven kanallarına nasıl yansıyacağına bağlı olacağı ifade edildi.
Fon krizinin ekonomik aktivite üzerindeki baskıyı artırabileceği ve son dönemde geri ödemeleri hızlandırmaya yönelik adımlar ile likidite ve kredi piyasalarındaki baskıyı azaltmak amacıyla alınan tedbirlerin aşağı yönlü risklerin bir bölümünü sınırlayabileceği söylendi.
Ekonomist, “Etkinin büyüklüğü, nihai tahsilatların ne ölçüde gerçekleşeceğine, hisse senedi piyasasındaki baskıların ne kadar kalıcı olacağına ve bunların bilançolar ile güven kanalları üzerinden nasıl yansıyacağına bağlı olacak” değerlendirmesinde bulundu.
TCMB için kritik denge: Talep mi, finansal güven mi?
Küçük, TCMB’nin önümüzdeki dönemde zayıflayan ekonomik talep ile Türk lirasına ve finansal sisteme duyulan güveni koruma ihtiyacı arasında denge kurmasının beklendiğini belirtti.
Bu değerlendirme, fon krizinin ekonomik aktivite üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasına rağmen para politikasında daha agresif bir gevşeme beklentisinin şu aşamada güçlenmediğine işaret ediyor. BofA’ya göre TCMB’nin atacağı adımlar, yalnızca iç talepteki gelişmelere değil, aynı zamanda küresel faiz ortamına, rezervlere ve finansal istikrara ilişkin gelişmelere de bağlı olacak.
BofA’nın faiz beklentisi değişmedi
BofA, fon krizine ilişkin risklere rağmen TCMB’nin faiz politikasına yönelik mevcut tahminini değiştirmedi. Küçük, dış koşullar ve rezervlerdeki gelişmelere bağlı olmak kaydıyla ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisini koruduklarını açıkladı.
Buna göre TCMB’nin ekim toplantısında politika faizinde 100 baz puanlık indirime gitmesi bekleniyor. Ancak BofA, küresel faiz ortamındaki gelişmeler ve arz yönlü enflasyonist baskıların devam etmesi nedeniyle aralık ayında faizlerin sabit tutulacağı yönündeki tahminini de sürdürüyor.
Aralıkta ikinci indirim ihtimali masada
Bununla birlikte BofA, ekonomik aktiviteye ilişkin aşağı yönlü risklerin daha belirgin hale gelmesi durumunda para politikasında farklı bir senaryonun gündeme gelebileceğine dikkat çekti.
Küçük’e göre ekonomik aktivitedeki zayıflığın beklenenden daha güçlü olması halinde TCMB’nin ekim ayının ardından aralık ayında da faiz indirimine gitmesi mümkün olabilir.
Böylece BofA’nın mevcut senaryosu, ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi, ardından aralık ayında ise faizlerin sabit tutulması yönünde şekilleniyor. Ancak fon krizinin ekonomik aktivite üzerindeki etkisinin derinleşmesi halinde aralık ayında ikinci bir faiz indiriminin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
Piyasaların önündeki kritik başlık ise fon krizinin finansal sistem üzerindeki baskısının ne ölçüde kalıcı olacağı ve bunun ekonomik aktiviteye ne kadar güçlü yansıyacağı olacak.
BofA’dan Türkiye için Faiz Mesajı: Fon Krizi Hızlı Gevşemeyi Gerektirmiyor! ilk olarak Ninja News tarafından yayınlanmıştır.
