Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri olan Muhsin Rızai, 19 Eylül’de yaptığı açıklamada Tahran’ın diyalog koşullarını Katar ve Pakistan kanalları üzerinden Washington yönetimine ilettiğini duyurdu.
İran’ın Masaya Dönmek İçin Öne Sürdüğü Koşullar
Al Jazeera’ya demeç veren Rızai, Amerika Birleşik Devletleri’nin girdiği siyasi açmazdan kurtulmak ve derinlemesine bir askeri angajmana girmekten kurtulmayı hedefliyorsa bu talepleri karşılamaktan başka yolu olmadığını savundu. Tahran yönetimi, diplomatik sürecin yeniden canlanması için beş ana başlıkta şartlarını sıraladı:
| Kategori | Tahran’ın Talebi |
|---|---|
| Ekonomi | Dondurulmuş tüm finansal fonların serbest bırakılması |
| Askeri Hareketlilik | Lübnan dahil bütün aktif savaş hatlarının kapatılması |
| Dış Müdahale | İran’ın iç işlerine karışılmaması ve muhalif gruplarla iş birliğinin kesilmesi |
| Lojistik | Deniz ablukasının tamamen sonlandırılması |
Bölgesel Tehdit ve Askeri Karşılık Mesajı
20 Eylül tarihinde İran Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan açıklamada ise istihbarat verilerine dayanarak ciddi bir iddia ortaya atıldı. ABD’nin Avrupa’da gerçekleştirdiği bir toplantı sonrası, bazı Orta Doğu ülkelerinin gizli desteğiyle İran’a karşı “hasmane eylem” kararı aldığı belirtildi. Karargah, Amerikan yönetiminin atacağı herhangi bir adımda şu karşılıkların verileceğini bildirdi:
- Bölge genelindeki tüm ABD askeri üsleri ve stratejik hedefleri vurulacak.
- Saldırılar “sürekli, etkili ve acı verici” bir nitelikte gerçekleştirilecek.
- ABD ile ortak hareket eden veya “iki yüzlü politika” güden bölge devletleri suç ortağı ilan edilecek.
Açıklamanın sonunda, Washington ile iş birliği yapan komşu ülkelerin İran tarafında herhangi bir itidal göstermesini beklememeleri gerektiği sert bir dille vurgulandı.
