İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) bugünkü toplantısında faiz oranlarını değiştirmemesi beklenirken, ekim ayı itibarıyla bilanço daraltma temposunda frene basabileceği konuşuluyor.
Bilanço Küçültme Hızında Değişiklik Beklentisi
Piyasa uzmanları, BoE’nin niceliksel sıkılaştırma (QT) süreci kapsamında yürüttüğü yıllık 70 milyar sterlinlik devlet tahvili azaltım miktarını, yeni dönemde yaklaşık 50 milyar sterline düşürebileceğini öngörüyor. XTB analisti Kathleen Brooks, bu hamlenin faizlerdeki yukarı yönlü baskıyı hafifletebileceğini ancak tahvil faizlerinde ani ve büyük bir düşüş yaratmayacağını vurguladı.
| Gösterge | Mevcut Durum | Tahmin Edilen |
|---|---|---|
| Tahvil Satış Hızı (Yıllık) | 70 Milyar Sterlin | ~50 Milyar Sterlin |
| 10 Yıllık Tahvil Faizi (Zirve) | %5,439 | – |
| Güncel Faiz Artış İhtimali | – | %19 |
Tahvil Piyasasında Son Durum ve Beklentiler
İngiltere’de 10 yıllık devlet tahvili getirileri, enflasyon kaygıları ve küresel piyasalardaki yükselişin etkisiyle bu hafta %5,439’a ulaşarak son 19 yılın zirvesini gördü. BoE’nin kararı öncesinde ise bu oran 1,3 baz puanlık bir geri çekilmeyle %5,282 seviyesine geriledi. Yatırımcılar faiz kararı kadar kurul üyelerinin oy dağılımına ve enflasyonun ikincil etkilerine dair yapılacak değerlendirmelere odaklandı.
- Piyasalar bugün bir faiz artışına yalnızca %19 olasılık veriyor.
- Mart 2027 tarihine kadar toplamda üç adet 25 baz puanlık artış tamamen fiyatlanmış durumda.
- Fed tarafında ise Kevin Warsh, enflasyonun hala yüksek olduğunu belirterek yeni artış sinyalleri verdi.
Sterlin Üzerindeki Baskı Devam Ediyor
Commerzbank stratejisti Michael Pfister, BoE’nin faiz artırımlarından kaçınabileceğini ve bu durumun sterlin üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabileceğini ifade etti. Pfister, bankanın yıl içinde faiz artışına karar vermesi durumunda dahi, piyasaların gelecek yıl sonuna kadar beklediği dörtten fazla artışın gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu savundu. İş gücü piyasasındaki zayıflığa dikkat çeken analist, BoE’nin beklentileri karşılamada diğer merkez bankalarının gerisinde kalabileceğini belirtti.
